Mercek Altında

İran yakıtı Suriye Rejimine gidiyor: Yeni kaynaklar yaygın yolsuzluğu ortaya koyuyor

Mercek Altında | İran yakıtı Suriye Rejimine gidiyor: Yeni kaynaklar yaygın yolsuzluğu ortaya koyuyor


8 Ekim 2021'de İran yakıtının 11. partisi Suriye limanları üzerinden Hizbullah'a ulaştı. Lübnan Hizbullahı Genel Sekreteri, Eylül 2021'in ortasında yaptığı açıklamada ilk parti yakıtın ulaştığını söylemişti. Bu yakıtlar, İran petrol tankerleri aracılığıyla Banyas limanına getirilmişti. Burada da Suriye’ye ait tanklara boşaltılmış ve Hizbullah ile İran petrolünün daimi müşterisi Suriye rejimi arasında bölüşülmüştü.

Suriye limanlarına ulaşan İran yakıtı ilk değildi ve kesinlikle son da olmayacak. Rejim ayrıca Kürt Özerk Yönetimi'nden petrol satın alan arabulucuları aracılığıyla kuzeydoğu Suriye'den petrol alıyor. Suriye rejimi ayrıca günde 30 bin varile yakın miktarda petrol üreten küçük petrol sahalarına sahip. Rejimin kontrol ettiği bölgelerin günlük ihtiyacı ise altmış bin varil civarında.  Kuzey Suriye ise ihtiyaçlarını farklı kaynaklardan karşılıyor ve en önemli kaynağı Türkiye. Buna göre rejim, kontrol ettiği bölgelerdeki petrol ihtiyacının çoğunu, bazen İran gemileri, bazen de SDG'nin kontrolündeki bölgelerden gelen petrol yoluyla karşılıyor.

Diğer taraftan Suriye gaz sahalarının %80'i Suriye rejiminin kontrolü altındaki bölgelerde yer alıyor. Bunların başında günlük yaklaşık 3 milyon metreküp üretim kapasitesine sahip Şair gaz sahası geliyor. Bu gaz sahası, rejimin elinden çıkmadı. Buna ilaveten günlük 500 bin metreküp üretim kapasitesine sahip Şam’ın kuzeyindeki gaz sahaları bulunuyor. Ayrıca Badiye'de rejim kontrolündeki bölgelerde yer alan diğer gaz sahaları var. Bu sahaların günlük üretimi 1 milyon metreküpe ulaşıyor. Bu da Suriye rejiminin günde 7 milyon metreküp gaz üretim kapasitesine ulaşabildiği anlamına geliyor. Suriye'de aktif olarak çalışan kuruluşların ve rejim bölgelerinde yaşayan nüfusun azalması ve Suriye’deki karne politikalarındaki düşüşten dolayı aradaki fark çok küçük.

Kışın başlamasıyla birlikte, rejim bölgelerinde yaşayan Suriyeliler ısınma için yakıt temini konusunda boğucu bir krizle karşı karşıya kalacak. Çünkü bir aileye verilen yıllık ödenek, bir kişinin bir haftalık ihtiyacını ancak karşılayabiliyor. Aileler ayrıca mutfak yakıtına da muhtaç. Bu bölgelerde her aileye en iyi ihtimalle iki buçuk ayda bir tüp veriliyor. Ayrıca elektrik verilme saatlerinde de büyük bir problem yaşanıyor. Çoğu bölgede günde sadece dört saat elektrik veriliyor. Toplu ulaşımda da yakıt problemi nedeniyle felç durumu var.

Bu veriler gözden geçirildiğinde, rejimin ürettiği tüm petrol ve gaz miktarlarının problemlerin üzerinde neden bir etkisinin olmadığı ve rejim tarafından satın alınan miktarlara ek olarak üretiminin neden çözüme katkıda bulunmadığı veya bir iyileşme görülmediği soruları gündeme geliyor. 

Rejim, her zaman yaptırımların kaynaklarını etkilediğini iddia ediyor ancak rakamlar iç kaynaklara ek olarak müttefiklerinden aldığı yakıtın ihtiyaçlarını büyük ölçüde karşıladığını gösteriyor. Bu da yakıtın pazarlara düzenli bir şekilde ulaşmasını engelleyen organize bir yolsuzluk durumunun olduğunu gösteriyor. Sübvansiyonlu fiyatlara göre akıllı kart üzerinden piyasaya belirli miktar yakıt dağıtılıyor. Buna karşılık geri kalan yakıt, karaborsa üzerinden satılıyor. Karaborsada ise resmi fiyatının 3-4 katına satılıyor. Elde edilen gelir ise devletin bütçesi yerine yolsuzluk şebekelerine aktarılıyor. 

 

analiz ve düşünce birimi - Jusoor Araştırma Merkezi