Mercek Altında

ABD, Suriye'de kimyasal silah üretimi ve kullanımı dosyasını yeniden açtı

ABD, Suriye'de kimyasal silah üretimi ve kullanımı dosyasını yeniden açtı

 

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye rejiminin kimyasal silah üretimi ve kullanımı dosyasını yeniden açtı. ABD bu kapsamda üst düzey askeri yetkililere yeni yaptırımlar getirdi ve gizli tesisleri hedef alan hava saldırılarının ayrıntılarını paylaştı.

7 Aralık 2021'de ABD Hazine Bakanlığı, güvenlik birimlerinin eski yetkililerine ek olarak, Suriye rejiminde çoğu Hava Kuvvetleri ve istihbaratına mensup beş subaya yönelik bir yaptırım paketi açıkladı.

Yeni yaptırımlar listesindeki en önemli kişi, 22. Hava Tugayı komutanı Tevfik Muhammed Haddur. Haddur, 25 Şubat 2018 tarihinde Damir Hava üssünden sorumlu 30. tugay tarafından Şam kırsalındaki Doğu Guta'ya düzenlenen kimyasal silah saldırılarıyla ilişkilendiriliyor. Haddur saldırı sırasında bu tugayın komutanıydı.

Yaptırım listesinde yer subaylar arasında Nisan 2017'de Teyfur Havaalından konuşlanmış olan 70. Tugayın komutanı Tümgeneral Muhammed Yusuf el-Hasuri de yer alıyor. O tarihte Teyfur havaalanından Han Şeyhun şehrine sarin gazıyla saldırı düzenlemişti.

13 Aralık 2021'de Washington Post gazetesi, İsrail Hava Kuvvetleri tarafından "çok gizli" bir laboratuvar da dahil olmak üzere Suriye rejimine -İran’a değil- ait kimyasal silah üretim tesislerine yönelik gerçekleştirilen hava saldırısının ayrıntılarını açıkladı. İsrailli güvenlik kaynakları, operasyonun hedefinin “Suriye rejiminin ölümcül sinir gazı üretimine devam etmesini engellemek” olduğunu belirtti. 

Dosyanın yapısına, bağlantılarına ve yeniden gündeme getirilme zamanlamasına bakıldığında Suriye rejiminin kimyasal silah üretimi ve kullanımı meselesini yeniden canlandırmasına işaret edebilecek birkaç gösterge tespit edilebilir:

  1. Amerika Birleşik Devletleri, Viyana'da İran'la bir anlaşmaya varılamaması ihtimaline binaen İran'ın nüfuzunu engelleyecek alternatif bir yol bulmaya çalışıyor. ABD, İsrail ve Suudi Arabistan gibi müttefiklerinin çıkarlarını korumak adına mevcut müzakerelerdeki anlaşmaya İran'ın ortadoğudaki faaliyetlerini sınırlama ve uzun menzilli füzeler konularına ilişkin yeni maddeler koymaya çalışıyor. 

Washington, müzakerelerin başarısız olması durumunda Güvenlik Konseyi'nin 2118 sayılı kararının uygulanması kapsamında ileride Suriye topraklarına yönelik İsrail ve Amerika saldırılarının kapsamını genişletmek için bahaneler sunacak bir alternatif arıyor olabilir. Bu da Rusya’yı, İran'ın etkisi ve İsrail sınırlarındaki kimyasal faaliyetleri yeniden müzakere etmeye itecektir.

  1. Suriye'de yeniden kimyasal silah üretme ve İsrail’in çıkarlarına ters olarak kullanılması çabalarının ortaya çıkmasından endişe ediliyor. Bu noktada kimyasal silah üretimiyle ilişkili hedeflere yönelik saldırı detaylarının açıklanması, ileride uluslararası bir gerekçe ile yapılacak saldırıların öncüsü olabilir. Bununla eşzamanlı olarak İran’ın Suriye’nin güneyindeki Sa’le havaalanını Suriye rejimi ile koordinasyon içinde kimyasal silah üretimi için kullandığı ve Rusya'nın son zamanlarda İran’dan Suriye’nin güneyine “sarin gazı” sevkiyatlarına göz yumduğu haberleri ortaya çıktı.

  2. Rusya’nın 27 Eylül 2013 tarihinde kabul edilen 2118 sayılı Güvenlik Konseyi Kararını uygulamaya yönelik taahhütleri de dahil olmak üzere, İran'ın Suriye'deki nüfuzunu engelleme konusunda daha fazla taahhüt vermesi için ona baskı yapılıyor.

Geçmişte Suriye'de kimyasal silah kullanılması ve bugün yeniden üretilmesi dosyasının açılması, Rusya'nın Suriye rejimini dünyaya açma çabalarına engel oluyor. Ayrıca yaklaşan Arap zirvesinden önce Suriye'yi yeniden Arap Birliğine almak isteyen bazı Arap ülkelerinin çabalarını da engelliyor.