Mercek Altında

Rusya’nın İdlib’teki yeni gerginliği nereye gidiyor

Rusya’nın İdlib’teki yeni gerginliği nereye gidiyor?
 


 
Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib, 22 Temmuz 2022’de yeni bir gerginliğe tanık oldu. Rus savaş uçakları, Cisru’ş-Şuğur bölgesine hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda çok sayıda sivil öldü ve yaralandı. Saldırılar, Cebel Zaviye’ye (Zaviye dağı) düzenlenen hava saldırısından 10 gün sonra meydana geldi. Cebel Zaviye’ye düzenlenen hava saldırısında herhangi bir kayıp yaşanmadı.
 
Bu gerginlik, Astana sürecinin garantör devlet başkanlarının üçlü zirvesinin yapılmasından sadece iki gün sonra meydana geldi. Görünüşe göre Türkiye, Rusya ve İran arasında tartışmalı konularda anlaşmaya varılmadı. Rusya’nın İdlib’e yönelik yeni gerginliği birkaç madde ile açıklanabilir:
 
• Rusya bölgenin istikrarsız olduğuna vurgu yapmak istiyor. Özellikle de Heyetu Tahriru’ş Şam (HTŞ) liderinin 16 Temmuz 2022’de İdlib’te Kurtuluş Hükumeti Başbakanı ile birlikte ortaya çıkıp Suriye rejiminin bölgedeki başarısızlığına değinmesi, muhalefetin yönetimle ilgilenmesi ve Suriye’nin kuzeybatısındaki bölgeleri Sünni bir yapıya dönüştürme ihtiyacı olduğunu söylemesinden sonra Rusya istikrarsız olduğunu vurgulamak istiyor.
 
• Rusya Türkiye’ye baskı yaparak Suriye’nin kuzeyindeki Suriye Demokratik Güçleri’ne karşı Ankara’nın gerçekleştirmeyi planladığı askeri operasyondan vazgeçirmeye zorlamak istiyor.
 
• Rusya Türkiye ile arasındaki önemli sorunları ayırmak istiyor ve Ukrayna’dan tahıl geçişini kolaylaştırması karşılığında Suriye’de Türkiye lehine herhangi bir taviz vermek istemediğini vurguluyor. Bu nedenle Moskova, İdlib dosyasını müzakere masasına getirmek ve Türkiye’nin iki taraf arasında daha önce imzalanan mutabakat zaptında yer alan yükümlülüklerini yerine getirmesini talep etmek için çalışıyor.
 
Buna göre Tahran zirvesinin belirli bir mutabakatla sonuçlanmadığını söylemek mümkün. Bu nedenle Rusya’nın Türkiye ile müzakerelerin seyrini etkilemek, dengeye oturtmak ve Suriye dosyasında 2019-2020 yılları arasında iki taraf arasında imzalanan Mutabakat Zaptı’nda öngörülen karşılıklı taahhütler temelinde yeniden denge tesis etmek amacıyla İdlib’te daha fazla gerginliği tırmandırması bekleniyor.
 
Dolayısıyla İdlib, Türk askeri bölgelerinin çevresine kadar ulaşabilecek daha fazla hava ve topçu saldırısına tanık olabilir. Buna karşılık silahlı muhalif gruplar da gelişmiş tahkimat ve operasyon odalarını hedef alan, belirli ve sınırlı kara operasyonları düzenleyebilir. Yani gerginlik, karşılıkla açık açık çatışmalara girmeden kontrollü olacaktır.