Mercek Altında

Siyasi veriler ışığında Der’a ilinde devam eden çatışmaların sınırları

Mercek Altında | Siyasi veriler ışığında Der’a ilinde devam eden çatışmaların sınırları


29 Temmuz 2021'de Der’a ilinde durum, 2018 yılındaki çözümü kabul Suriyeli muhalif gruplara bağlı savaşçılar ile Suriye rejimine bağlı ve İran destekli güçler arasında geniş çaplı çatışmalara dönüştü. Çatışmalar, Der’a’nın kuzey ve batı kırsalındaki köy ve kasabalara ek olarak Der’a’l-Beled bölgesine kadar yayıldı.

Muhalif gruplar, Sayda, Tesil, Tafas, Neva, Nemir, Ummü’l-Meyazin'deki birkaç askeri noktayı ve alanı kontrol etmeyi başardı.

Bu gelişme, “Der’a’l-Beled” bölgesini temsil eden merkez komite ile Suriye rejimine bağlı bölgeden sorumlu güvenlik birimi komutanı Tümgeneral “Hüsam Luka” arasındaki müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından geldi. Rejim, silahların teslim edilmesi, sadece kendisine bağlı güvenlik güçlerin elinde silah bulunması, askeri ve güvenlik noktalarının konuşlandırılması ile ilgili temel şartları dayatmak istiyor.

Rusya'nın 2018'de imzalanan anlaşmanın şartlarını, özellikle de bireysel silahlarla ilgili maddeyi değiştirmek için bu hareketleri arkadan yönettiği ve Dera'daki yerel nüfusa baskı yapmak için İran destekli güçleri kullandığı açık. Adı geçen anlaşma, kişisel silahların muhalif grupların elinde kalmasına ve sadece ağır silahlar ile tanksavarların alınmasına izin vermişti.

Rusya'nın, Dera'da son dönemde Suriye rejimine karşı başlayan, Mayıs 2021'de doruğa ulaşan ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin reddedilmesiyle ortaya çıkan siyasi hareketin yoğunluğundan memnun değil. Bütün bunlar, bireysel silahlara sahip savaşçıların korumasında meydana geldi. Ayrıca Moskova, ABD önderliğinde uluslararası kamuoyunun güneydeki Suriye muhalefetine yeniden destek verilmesi için harekete geçmesinden korkuyor. Washington, İran'ı müzakereye zorlamak için ona baskı kurma ve nüfuzunu sınırlama fikri üzerinde çalışabilir. Suriye'nin güneyi bunun için önemli bir kapı olacaktır.

Moskova, Suriye rejim güçlerini ve İran destekli grupları birçok noktadan geri çekilmeye zorlayan savaşçılara karşı son birkaç gündür hava kuvvetlerini kullanamıyor. Bu durum, Amman'ın Rusya’nın tavrına karşı gösterdiği esneklik ışığında yeni bir insani krizle onu rahatsız etmek istememesi olarak okunabilir. Ayrıca Moskova, İsrail'i endişelendirmek ve Suriye dosyasındaki ortak koordinasyonu etkilemek istemiyor.

Bu veriler ışığında, muhalif savaşçıların gerçek askeri destek unsurlarından yoksun olmaları nedeniyle, Rus uçaklarının müdahale etmemesinden dolayı Suriye rejiminin olası bir yenilgisinden bahsetmek abartı olacaktır. Buna karşılık rejim için kolay bir çatışmadan bahsetmek de gerçekçi olmayacaktır. Muhalif savaşçıların elindeki silahların basitliğine rağmen onlar, kendi bölgelerinde olmaktan faydalanmakta ve ölüm-kalım savaşı yürütmektedirler. Muhalif savaşçılar, silah teslim etme fikrini kabul etmenin, bu grupların unsurları ve Dera'daki sahne üzerinde çok kötü etkileri olacağının farkındalar. Ayrıca bölgedeki uluslararası dengeleri ve Rusya’nın muhtemel hamlelerinin sınırlarını biliyorlar.

Buna göre, Beşinci Kolorduya bağlı Sekizinci Tugayın (Ahmed el-Avde’nin grubu) kilit bir rol oynayacağı yeni bir uzlaşma anlaşmasına varılması muhtemeldir. Muhtemel bir uzlaşmanın olası maddelerinden biri de Sekizinci Tugayın, bazı bölgelerde güvenliği kontrol etmesi ve Suriye rejim güçlerine karşı silah kullanımının kontrol altına alınmasını sağlamak için askeri kontrol noktaları kurma sürecini üstlenmesi olacaktır. Ancak rejimin ısrar ettiği talepleri yumuşatma ve yeniden ateşkese varmak için bir grup savaşçının Suriye'nin kuzeyine gitmesi uzak bir ihtimal olarak görülüyor.

Bu gerginlikten sonra uzlaşmaya varmak, Rusya'nın Dera'nın çeşitli bölgelerine yönelik baskısının daha sonra yeniden başlama ihtimalini ortadan kaldırmıyor. Çünkü Rusya'nın çıkarlarına karşı diğer ülkelerin güney Suriye'de konuşlandırılan silahları istismar etmeyeceğini garanti etmeyen hiçbir çözüm, onu rahatlatmayacaktır.

 

analiz ve düşünce birimi - Jusoor Araştırma Merkezi