Mercek Altında

İran’ın Türkiye’yi Suriye’nin kuzeyine yönelik yapacağı askeri operasyonu iptal etmeye ikna etme çabalarının başarı şansı

İran’ın Türkiye’yi Suriye’nin kuzeyine yönelik yapacağı askeri operasyonu iptal etmeye ikna etme çabalarının başarı şansı

 
 
İran Dışişleri Bakanı Emir Hüseyin Abdullahiyan, 2 Temmuz 2022’de Şam’a yaptığı ziyarette, Ankara’yı Suriye’de yeni bir askeri operasyon başlatmaya itebilecek güvenlik sorunlarının çözümü için Türkiye ile Suriye rejimi arasında arabuluculuk yapmayı teklif etti. Abdullahiyan, çözümün Türk ve Suriyeli güvenlik yetkilileri arasındaki diyalogta yattığını ve ülkesinin bir askeri çatışmanın çıkmasını önlemek için çaba göstermeye hazır olduğunu vurguladı.
 
İran’ın rejim ile Türkiye arasında gerçekleştirmeye çalıştığı arabuluculuk girişimi, yalnızca Suriye’deki askeri operasyondan kaçınma arayışını yansıtmıyor. Buna ek olarak, kendisi için stratejik konumda olan Halep’teki nüfuzunun tehdit edilmemesini, Türkiye’nin rejimle olan ilişkisine yönelik tavrında bir atılım gerçekleştirmeyi, iki ülke arasındaki anlaşmazlıkları yönetmede başarılı ikili bir koordinasyon kurma amacıyla güveni yeniden tesis etmek için mevcut koşullara yatırım yapmayı hedefliyor. İran, Ankara’nın Tel Aviv ile yakınlaşması ve Tahran’ın İsraillilere suikast düzenlemek için Türk topraklarını kullanmasından sonra iki ülke arasındaki ilişkilerin bozulmasından korkuyor.
 
Ancak İran’ın Türkiye’yi Suriye’nin kuzeyine yönelik gerçekleştireceği askeri operasyonu iptal etmeye ikna etme çabalarının başarı şansı aşağıdaki sebeplerden dolayı yüksek değil:
 
• Türkiye’nin, rejimin meşruiyetini tanıması, Suriye’deki Türk askeri varlığını ve faaliyetini onun onayına bağlaması gibi etkiler nedeniyle, rejimle güvenlik veya siyasi işbirliği yolunun açılmasını kabul edeceğine dair yeterli göstergeler bulunmuyor.
 
• İran, rejim ve PKK arasındaki tarihsel ilişki ve Tahran ve Şam’ın 1984 yılından günümüze kadar Ankara’ya karşı PKK’yı kullanması nedeniyle, Türkiye İran’ın veya rejimin PKK ile onun Suriye kolu olan PYD sorununa kabul edilebilir ve güvenli bir çözüm sağlayabileceğine inanmıyor.
 
• Türkiye, Suriye konusundaki anlaşmazlıkları Rusya ile ikili ya da Rusya ve İran ile üçlü bir formülle çözmeyi tercih ediyor. Aksi durumda Astana sürecindeki üçlü işbirliğinin etkisi ve önemi azalacaktır. Bu da Türkiye’yi her bir garantörü ayrı ayrı razı etmek zorunda bırakabilir. Bu ise onun çıkarları ve kazanımlarının aleyhine olabilir.
 
Türkiye’nin 3 Temmuz 2022’de Halep’in kuzeyinde bulunan Tel Rıfat’taki Suriye rejimine ait güvenlik noktalarını hedef alarak İran’ın arabuluculuğunu fiili olarak reddettiği söylenebilir.
 
Aslında Türkiye’yi askeri harekatı iptal etmeye sevk edebilecek şey, Rusya’nın veya Astana’nın garantörlerinin bazı şartları yerine getirmesi olabilir. Bu şartlar ise PKK ve onun Suriye kolu olan PYD’nin Menbiç, Tel Rıfat ve Fırat’ın doğusundaki sınır şeridinden 30 km derinliğe çektirilmesi; yerinden edilenlerin geri dönüşünü kolaylaştırmak için bölgenin güvenli bölgeye dönüştürülmesinin sağlanması; Türkiye’nin sadece devriyelere değil, aynı zamanda uygulama ve kontrol mekanizmalarına katılımıdır.
 
Buna göre Türkiye’nin Menbiç ve Tel Rıfat bölgelerinin kontrolünü ele geçirme senaryosunu tercih ettiği söylenebilir. Türkiye’nin uluslararası arabuluculuk ve garantiyi kabul etmek zorunda kalması halinde özellikle İran yerine Rusya’yı tercih edecektir. Çünkü Ukrayna’daki çatışma, Türkiye’ye Rusya’ya karşı daha büyük bir manevra alanı sağlamış durumda.