Mercek Altında

Nasib-Cabir sınır kapısının yeniden açılması: ekonomik bir can damarına güvenlik yaklaşımı

Mercek Altında | Nasib-Cabir sınır kapısının yeniden açılması: ekonomik bir can damarına güvenlik yaklaşımı


Geçtiğimiz yıllarda Ürdün'ün, Suriye-Ürdün sınırındaki "Nasib-Cabir" sınır kapısını kapatıp daha sonra yeniden açma yönünde aldığı birçok karara şahit olduk. Bu kararların sonuncusu, sınırın yeniden açılmasını ve tam kapasite ile çalışması için rehabilite edilmesini öngören 27 Temmuz'daki duyuru oldu.

Ürdün'ün Suriye ile ticaretini kademeli olarak azalttığı görülüyor. Ürdün’ün 2014 yılında Suriye'den yaptığı ithalat yaklaşık 152 milyon dolar iken, 2017'de 66 milyon dolara, 2019'da ise 42 milyon doların altına düştü. Ürdün tarafı, Suriye ile yapılan anlaşmaların getirdiği sorunlardan uzak durmaya çalıştı. Bu sorunların başında sınır kapısının açılmasından bir hafta sonra Ürdün gümrük makamlarının, bir veya birkaç uyuşturucu sevkiyatını ele geçirmesi geliyor. Ayrıca Suriye'ye giren bazı Ürdün vatandaşları tutuklanması da hükümet için endişe kaynağı oluşturuyor.

Ancak sınır kapısının açıldığına ilişkin duyurunun, kapılardan sorumlu Ticaret Bakanlığı yetkilileri tarafından değil, Ürdün İçişleri Bakanı'nın Suriye rejimi hükümetindeki mevkidaşıyla yaptığı görüşmeden sonra gelmesi dikkat çekicidir. Bu da yeni anlaşmanın, kaçakçılık operasyonları için kolay bir yol haline gelen “Ürdün-Suriye sınırlarını” kontrol etmeye yönelik güvenlik anlaşmaları çerçevesinde geldiğini gösteriyor. Örneğin Temmuz 2021’de sınırdan geçirilmek istenen beş sevkiyat ele geçirildi. Mayıs 2021’de de dört kaçakçılık sevkiyatı ele geçirildi. Sınır kapısının açılması "Suriye-Ürdün" sınırlarının kontrol altına alınması ve kaçakçılık operasyonlarının azaltılması girişimi kapsamında geliyor.

Ürdün, tamamen güvenlik nedeniyle Suriye rejimi ile sınırların kontrol altına alınmasına ve Suriye ile sınır kapısında eşi benzeri görülmemiş ihlallerin azaltılmasına dayalı bir mutabakata varmaya çalışıyor.

Suriye rejiminin Ürdün sınırlarını kontrol etmesi beklenmiyor. Çünkü rejim, bugün başta İran Devrim Muhafızları, Hizbullah ve İran'a bağlı diğer milisler olmak üzere aslen onun otoritesi altında olmayan taraflara bağlı. Bu taraflar ise “Captagon” olmak üzere uyuşturucu kaçakçılığı yoluyla kaynaklarını artırmaya çalışmakta, narkotik hapları Ürdün ve Körfez ülkelerini etkilemek ve onlarla müzakere etmek için baskı aracı olarak kullanmaktadır.

 

analiz ve düşünce birimi - Jusoor Araştırma Merkezi