Halep'te Gerginliğin Tırmanmasının 10 Mart Anlaşması İçin Ne Sonuçları Olacak?
Ara 31, 2025 23

Halep'te Gerginliğin Tırmanmasının 10 Mart Anlaşması İçin Ne Sonuçları Olacak?

Font Size

22 Aralık 2025 Pazartesi akşamı, Halep Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından başlatılan büyük bir gerginliğe sahne olmuştur. SDG üyelerinden biri, Şeyh Maksud ve Eşrefiyye mahallelerinin girişlerindeki ortak kontrol noktalarından çekildikten sonra, Şihan kavşağı bölgesindeki Suriye hükûmeti askeri kontrol noktasına ateş açmıştır. Olay, kısa sürede iki taraf arasında ağır silahların kullanıldığı bir silahlı çatışmaya dönüşmüştür. 

Bu, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ile SDG komutanı Mazlum Abdi arasında 10 Mart 2025 tarihinde imzalanan anlaşmanın ardından Halep'te yaşanan ikinci büyük gerginlik olmuştur. Daha önce de 2025 yılında Ekim ayının başında iki taraf arasında şiddetli çatışmalar yaşanmıştı. Bu sırada, Fırat Nehri boyunca SDG ile Suriye hükûmeti arasındaki temas hatları karşılıklı ihlallere maruz kalmış olsa da, bunlar iki taraf arasındaki görüşmeleri etkilememiştir. 

Halep'teki gerginliğin tırmanışı, dışişleri ve savunma bakanları ile istihbarat teşkilatı başkanının da aralarında bulunduğu üst düzey bir Türk heyetinin Şam'ı ziyaret edişiyle aynı zamana denk gelmiştir. Heyet, 10 Mart anlaşmasının gidişatını ele almıştır. Anlaşmanın uygunlama süresi dolmak üzereyken, taraflar arasında herhangi bir ilerleme kaydedilmemiştir. Suriye dışişleri bakanı, Türk heyetiyle yaptığı görüşmede, SDG'yi anlaşmanın şartlarını uygulama konusunda oyalanmakla ve ciddiyetsizlikle suçlamıştır. 

Gerginliğin tırmanışı ve ziyaret öncesinde, 20 Aralık 2025 tarihinde Türkiye Savunma Bakanı, SDG'yi tehdit etmiş, ülkesinin sahadaki her türlü gelişmeye karşı hazırlıklı olduğunu, SDG'nin Türkiye'nin gerektiğinde ne yapacağını çok iyi bildiğini, Suriye ordusuna tek bir birim olarak entegre olmasının kabul edilemez olduğunu ve kaçınılmaz olarak parça parça entegre olması gerektiğini ifade etmiştir. 

Bu tehdit, birkaç gün önce SDG komutanının entegrasyon mekanizmasıyla ilgili yaptığı öneriye yanıt olarak gelmiştir. Öneri, Suriye ordusundaki askeri ve güvenlik bloklarının ve coğrafi konuşlandırmanın korunması, Türk güçlerinin kuzey Suriye'den çekilmesinin talep edilmesi ve kaynaklar ve yönetişimle ilgili diğer hükümleri içerimekteydi. Suriye hükûmeti bu öneriyi reddetmiş ve SDG, Suriye dışişleri bakanının SDG'nin gerginliği tırmandırdığı gün Türk mevkidaşı ile düzenlediği basın toplantısında belirttiği üzere halen değerlendirilmekte olan bir değişiklik önerisi göndermiştir. 

Halep mahallelerine tekrar sükunet hakim olmuş olsa da, gerginliğin tekrar tırmanması tehlikesi sona ermiş değil ve yeniden alevlenme olasılığı devam etmektedir. SDG'nin, diğer cephelerden ziyade şehirdeki varlığını, hükûmete konumu hakkında mesaj vermek için kullandığı ve bu konuda esnek davranmadığı açıktır. Bunun nedeni, Halep'i istikrarsızlaştırmanın hükûmeti ve hesaplarını karıştırabileceği ve hükûmete baskı uygulayabileceğidir. Şam bu baskıdan kurtulmadıkça, SDG'nin entegrasyon müzakerelerine ciddi bir şekilde katılma olasılığı düşük görünmektedir. 

Son olarak, 10 Mart anlaşmasının uygulanması için belirlenen son tarih yaklaşırken, Türkiye'nin desteğini alan Suriye hükûmetinin, SDG'nin ve Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) siyasi projesinin feshedilmesine yol açmayacak hiçbir adımı kabul etmeyeceği görülmektedir. SDG'nin Halep'i Şam'a baskı uygulamak için bir platform olarak kullanmaya devam etmesi, anlaşmayı zayıflatacak ve SDG'nin varlığını sona erdirmek ve bu baskıyı ortadan kaldırmak için sınırlı bir askeri ve güvenlik operasyonu başlatma kararının alınmasına yol açabilecektir. Özellikle de Şam ve Ankara'nın bu konuda Washington'a baskı yapması halinde, bu durum 10 Mart anlaşmasının sona ermesi anlamına gelmeyecektir. Anlaşmanın, SDG'nin Fırat'ın doğusundaki geniş alanları kontrol etmeye devam etmesi ve hükûmetin askeri çözümler yerine diplomatik çözümlerde ısrar etmesi ile iki taraf arasındaki müzakerelerin temeli olmaya devam etmesi beklenmektedir.