Güvenlik Konseyi Suriye Heyetinin Ziyaretinin Beklenen Sonuçları
Ara 12, 2025 86

Güvenlik Konseyi Suriye Heyetinin Ziyaretinin Beklenen Sonuçları

Font Size

BM Güvenlik Konseyi Heyeti, Konsey Başkanı Samuel Zbogar başkanlığında 4 Aralık 2025 tarihinde Suriye'yi ziyaret ederek, ülkedeki durumu değerlendirmiş ve Esad rejiminin düşmesinin ardından Birleşmiş Milletler'in Suriye'deki çalışmalarının gelecekteki niteliğini belirlemiştir. 

Bu, BM Genel Sekreteri adına aynı misyonla gerçekleştirilen önceki iki ziyaretin ardından yapılan üçüncü ziyarettir. Bu ziyaretlerden ilki, 14 Nisan 2025 tarihinde, Siyasi ve Barış İnşası İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve ülkedeki durumu kapsamlı bir stratejik değerlendirmeye tabi tutmak üzere oluşturulan çalışma grubundan müteşekkil bir misyon tarafından gerçekleştirilmiştir. İkincisi ise, 6 Mayıs 2025 tarihinde, Siyasi ve Barış İnşası İşleri Departmanı Orta Doğu Bölümü Direktörü Darko Musebop liderliğinde gerçekleştirilmiş ve stratejik değerlendirme ekibi, ilk misyonun bulgularını ve önerilerini gözden geçirmiştir. Ardından Genel Sekreter, meydana gelen değişikliklerden sonra Birleşmiş Milletlerin Suriye'nin geleceğindeki rolünün niteliğine ilişkin nihai önerilerle birlikte raporu Haziran 2025'te Güvenlik Konseyi üye devletlerine sunmuştur. 

Güvenlik Konseyi, 2254 (2015) sayılı Karar uyarınca Suriye'deki siyasi ve insani meselelerle ilgili tüm aylık toplantılarda, özellikle ABD nezdinde, defalarca tartışılmasına rağmen raporun sonuçları veya Genel Sekreterin önerileri üzerinde anlaşmaya varamamıştır. Önerilerle ilgili anlaşmazlık, bir tarafta Rusya ve Çin, diğer tarafta ABD ile sınırlı kalmamış, beş daimi üyeye de sirayet etmiş gibi görünmektedir. Bunu, Çin'in 2799 (2025) sayılı Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve Dışişleri Bakanı Enes Hatib'in BM yaptırım listesinden çıkarılması için, ardından da Suriye Halk Meclisi seçimlerinin memnuniyetle karşılandığı ve ABD tarafından Genel Kurul'a sunulan karar taslağının gözden geçirilmesi ve değiştirilmesi sırasında yaşanan anlaşmazlıkta da görmekteyiz. 

Suriye konusunda anlaşmazlıkların yaşanabileceğini öngören Genel Sekreter, asgari düzeyde uzlaşma sağlanabilecek bir öneride bulunmakla yetinmiştir: Özel Temsilcisinin ofisinin Cenevre'den Şam'a taşınması. Ağustos ayında, bu işlemin onaylanması için Suriye hükûmetine bir mektup göndermiştir. Bu öneri, öncelikle ABD'nin isteklerine yanıt olarak ortaya çıkmış ve ABD elçisinin Suriye'deki geçiş sürecini denetleme konusunda daha büyük bir rol oynamasına olanak sağlamıştır. Ayrıca, Güvenlik Konseyi'nin Şam'ı ziyaret etme kararı, bu tavsiyenin reddedilmesi ve önceki iki heyetin raporlarına dayanmak yerine, Konsey heyeti aracılığıyla durumu doğrudan değerlendirmeyi desteklemesi nedeniyle alınmış gibi gözükmektedir. Heyetin Şam'daki toplantılarına katılan kaynaklar, siyasi ve insani durum ile güvenlik durumuna dair değerlendirilmesinin olumlu olmadığını belirtmektedir. Bu nedenle, Konsey'in Birleşmiş Milletler'in gelecekte Suriye'deki rolüne ilişkin kararına dair olası senaryolar dört seçenekte toplanabilir: 

   Siyasi geçiş sürecinin denetlenmesi için bir BM heyetinin kurulması, koordinasyon amacıyla tüm BM heyetlerinin ve uluslararası soruşturma komisyonlarının tek bir komuta altında bir araya getirilmesi ve BM'nin “Geçiş Dönemi Eylem Planı”nın uygulanması. Ancak, bu tür heyetlerin kurulması bazen tıpkı 2009 (2011) sayılı Karar uyarınca bir Libya heyetinin kurulması gibi 7. Bölüm kapsamında yapılmaktadır. 7. Bölüm kapsamında bir kararın çıkarılması Suriye'deki durumu büyük ölçüde karmaşıklaştıracaktır. Ayrıca, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Suriye Demokratik Güçleri ve Suveyde'deki Hikmet el-Hicri milisleri gibi iç grupların konumu konusundaki uzlaşmazlığı artıracak ve kıyı bölgesindeki eski rejim kalıntılarını yeniden isyan etmeye teşvik edecektir. Bu nedenle, Konsey'in içerdiği yüksek riskler nedeniyle bu seçeneği izlemesi olası değildir. 

  Eski rejimin düşmesinin ardından Suriye'de meydana gelen değişiklikleri yansıtmak üzere, 2254 (2015) sayılı Kararın yerine yeni bir Güvenlik Konseyi kararının çıkarılması. Bu senaryo, siyasi geçiş sürecinin adımlarının, iç bölünmelerin ve Suriye hükûmetinin bunları çözme kabiliyetinin ve hükûmetin terörle mücadele ve yabancı savaşçılarla ilgili taahhütlerini yerine getirmesinin değerlendirilmesi konusundaki farklılıklar nedeniyle, mevcut aşamada şartları üzerinde anlaşmaya varılması konusunda da zorluklarla karşılaşabilir. 

  Genel Sekreterin, Suriye Özel Temsilciliği'nin Cenevre'den Şam'a taşınması yönündeki tavsiyesine destek verilmesi, Konsey üyeleri arasında asgari bir uzlaşma sağlanması halinde mümkün olabilir. Ancak, Genel Sekreter'in Geir Pedersen'in yerine yeni Özel Temsilci atanmasına ilişkin karar alınmadan önce Najat Rochdi'nin yerine İtalyan Claudio Cordone'yi yeni Özel Temsilci Yardımcısı olarak atama kararı, yeni temsilcinin adı veya statüsü ve görevleri konusunda bir anlaşmazlık olduğunu göstermektedir. 

Özel elçinin statüsünün BM Genel Sekreteri Özel Elçisi yerine Birleşmiş Milletler Özel Koordinatörü şeklinde değiştirilmesi, yetkilerinin, 2254 (2015) sayılı Karar'ın çerçevesi dışında Suriye ve İsrail arasındaki 1974 ayrılma anlaşmasını izleyen BM Ayrılma Gözlem Gücü (UNDOF) dahil olmak üzere Suriye'deki tüm BM kurumlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi, Birleşmiş Milletler ekibinin Suriye hükûmeti, bağışçı ülkeler ve uluslararası finans kurumlarıyla olan çalışmalarının koordine edilmesi, ülke genelinde hükûmet ve diğer ilgili Suriyeli taraflarla iş birliği yaparak yönetişim için gerekli ulusal ve yerel kurumların oluşturulması, insan haklarının korunmasını, mültecilerin, yerinden edilmiş kişilerin ve ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün teşvik edilmesi. 

Son olarak, Güvenlik Konseyi heyeti Suriye'deki durumu değerlendirmek üzere üçüncü ziyaretini gerçekleştirmiştir. Bu ziyaretin sonucunda, ya Genel Sekreter'in elçinin ofisini Şam'a taşıma önerisi onaylanacak ya da elçinin statüsü BM özel koordinatörü olarak değiştirilecektir. Bu, Rusya'nın bazı soruşturma komisyonlarının çalışmalarına itiraz etmesine ve Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü ve ekipleri, insan hakları ihlallerini soruşturan komisyonlar ve bunların ekipleri ile kurumları gibi komisyonların görevlerine karşı çıkmasına rağmen, özellikle bu komisyonların bir yıllık çalışmasının ardından, benzer Suriye ulusal kurumlarının ortaya çıkması ve Suriye hükûmetinin bu konuları uluslararası olmaktan çok ulusal hale getirme eğilimi nedeniyle kabul etmeye istekli olabileceği bir seçenektir.